Kamu konutlarından yararlanma usul ve esasları

kamu-konutlarindan-yararlanma-usul-ve-esaslari

Sık sık yer değiştirmeye tabi tutulmaları, birliklerin bulunduğu yerlerin gelişmişlik düzeyi, aile götürülemeyecek garnizonlara atanma vb.hususlar dikkate alındığında asker kişiler için kamu konutlarından faydalanma çok büyük önem arzetmektedir. Kamu konutlarının tahsisi, konutların yönetimi, ortak giderler vb.konularda oldukça fazla hukuksal sorunla karşılaşılmaktadır.

Kamu konutları ile ilgili meselelerin çözümü için başvurulacak mevzuat 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, Kamu Konutları Yönetmeliği ve TSK Konut Yönergesidir.

Kamu konutlarının hukuki rejimine ilişkin uygulamaya ışık tutacak mahkeme kararları şu şekildedir.

Kamu konutlarının boş kaldıkları sürelere ilişkin olarak hesaplanacak ortak gider kapsamında bulunan kapıcı/kaloriferci giderleri konutun tahsisli olduğu idarece ödenmesi gerekir.

* Kamu konutunun tahsisli olduğu idarenin bu Yasanın uygulanması bakımından kat maliki olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, boş durumdaki kamu konutlarının boş kaldıkları sürelere ilişkin olarak hesaplanacak ortak gider kapsamında bulunan kapıcı/kaloriferci giderlerinin konutun tahsisli olduğu idarece ödenmesi gerektiği; ödemenin ise, giderlerin yapılmasından sonra kamu konutu yöneticiliğinin yapılan giderlere ilişkin fatura ve diğer ilgili belgeleri idareye sunmasından sonra değil, bu belgelere ihtiyaç olmaksızın, her kamu konutu oturanının ödeyeceği miktarın belirlenmesine ilişkin (güncel) karar evrakının onaylı örneğinin sunulmasından sonra belirlenen ödeme günleri içerisinde yapılması gerektiği sonucuna varılmış olup, davalı idarenin boş kamu konutlarına düşen gider ve avans payını açıklanan kapsamda ödemekten kaçınamayacağından aksi kabulden hareketle tesis olunan dava konu işlemde hukuka uyarlık, istinafa konu idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.(Ankara Blg.İd Mah.3.İdari Dava D.2020/1970 E-2021/1711 K)

Görevlerinden uzaklaştırılan veya Mahkemece hakkında düzenlenen iddianame kabul edilerek, sanık sıfatıyla yargılanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli kamu konutlarından tahliye edilemez.

* 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun’a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; göreve son verilme şartının aranmadığı, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edilecekleri hüküm altına alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartının öngörülmesi karşısında; görevinden uzaklaştırılan veya Mahkemece hakkında düzenlenen iddianame kabul edilerek, sanık sıfatıyla yargılanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. (Danıştay 12.D.2020/880 E-2023/400 K)

Görevden uzaklaştırılması nedeniyle lojmandan çıkarılan kişiye, lojmandan çıkarılma işleminin iptali halinde maddi tazminat ve hizmet kusurunun ağırlığına göre manevi tazminat ödenmesi gerekir.

* 12.02.2018 tarihinde görevinden uzaklaştırılan davacının,  İstanbul … Lojmanlarında ikamet ettiği kamu konutunu, 15 gün içerisinde tahliye etmesi gerektiğine ilişkin  ve 29/07/2019 tarihinde tebliğ edilen işlemin, İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin 26/12/2019 tarih ve … sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine, tahliye işlemi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.152,34-TL maddi (kira bedeli, aidat bedeli, nakliye ücreti) ve 10.000,00-TL manevi tazminatın tahliye tarihi olan 23.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle  birlikte ödenmesine karar verilmesi  istemiyle açılan davada; idare tarafından dosyaya sunulan aylık kira bedeli hesaplama çizelgesine göre 15/08/2019-15/03/2021 tarihleri arasındaki döneme ilişkin lojman kira bedeli ve aidatının 12.099,07-TL olarak hesaplandığı, davacının bu tarihler arasında ödemiş olduğu kira bedeli ile aidatların ise, 35.382,34 TL, nakliye ücretinin ise 1.770,00 TL olduğu, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle oluşan zararın 35.382,34-TL+1.700,00-TL+12.099,07=24.983,27-TL’nin davalı idare tarafından tazmini gerektiği, artan kısmın ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan hukuksal sorumluluğu nedeniyle davacı yönünden zenginleşme nedeni olmayacak, davacının tahliye işlemi nedeniyle yaşadığı sıkıntı ve üzüntünün giderilmesi için davalı idarenin hizmet kusurunun ağırlığını da ortaya koyacak tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, iptal edilen işlemin içeriğinin davacının özel hayatına etkisi ve ağırlığı göz önüne alındığında 10.000,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin 24.983,27-TL’sinin kabulü ile 24.983,27 TL’nin 30/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesine, kalan 3.169,07 TL yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın 30/07/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. (İstanbul Blg.İd.Mah.3.İd.Dava D.2023/969 E-2024/118 K sayılı kararı ile onanan İstanbul 10. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 2021/438 E- 2023/822 K sayılı kararı)

Konutta kalmaya devam etmek için kendi adına ön tahsis yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, söz konusu işlem nedeniyle iki lojman dairesi arasında gerçekleşen iki taşınma işlemi sürecinde uğranılan  zararlara karşılık maddi tazminat verilmelidir (kendi insiyatifiyle lojmana yaptığı masraf hariç). Manevi tazminatın reddedilmesi ise hukuka uyarlıdır.

* Davacının lojmandan tahliyesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine, davalı idarece mahkeme kararı gereği yerine getirilerek davacıya lojman tahsis edilmediği, bu haliyle davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle oluşan maddi kayıplarının (varsayımsal olmayan ve belgelenebilen kısımlarının) tazmin edilmesi gerektiği açıktır. Maddi kayıplara ilişkin olarak davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı tarafından elektrik, doğalgaz ve su açılımı ücretleri, internet nakil ücreti, boya ve laminat işçilik ve malzeme ücreti ve nakliye ücreti olarak toplam 14.093,82- TL tutarında harcama yaptığının belirtilmiş olmasına rağmen, gaz aboneliğinden tarafına toplam 145,27-TL ücret iadesi yapıldığı, 4.750,00-TL’lik lojmana yaptığı masrafı ise kendi isteği ile yaptığından, bu kısma ilişkin yapılan masrafların maddi zarar kaybı olarak değerlendirilemeyeceği; bu kalemlerin   mahsubu sonucunda davacının davaya konu işlem (lojmandan tahliye işlemi) nedeniyle toplam 9.198,55- TL maddi zararının  olduğu görülmüştür. Bu durumda, idare mahkemesince davacı tarafından kendi isteği ile gerçekleştirilen harcamaya ilişkin 4.750,00-TL’lik meblağ yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde alınan istinafa konu idare mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı idarece tesis edilen işlemler davacının kişilik haklarına ve manevi değerlerine zarar verecek nitelikte görülmediğinden davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle  20.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden  davanın reddine karar verilmesinde ise isabetsizlik bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.3.İd.Dava D.2023/1378 E-2024/215 K)

Boş durumdaki lojmanlar için fazladan ödeme yapan lojman sakinleri adına lojman üst yönetim kurulu dava açamaz. Her bir sakin ayrı dava açmalıdır.

* … Askeri Lojmanları Üst Yönetimi olan davacının bir alacağının bulunmadığı, fazladan ödeme yapan lojman sakinlerinin alacaklarının lojman yönetimince talep ve dava edilemeyeceği, bu durumda, lojman sakinlerinin her birinin ayrı ayrı bireysel hakları niteliğinde olan tazminat isteminin, ancak her bir hak sahibi tarafından açılacak davalarda ileri sürülmesi mümkün olduğundan, kişisel hakkı muhtel olmayan … Askeri Lojmanları Üst Yönetiminin bu konudaki talebinin ehliyet yönünden reddine  ilişkin  Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 27/12/2018 gün ve E:2018/153, K:2018/3207 sayılı karar hukuka uyarlıdır. (Ankara Blg.İd Mah.3.İdari Dava D.2019/1096 E-2021/636 K)

Diğer konut sakinlerinin huzur ve sükununu bozucu davranışlarda bulunan hak sahibinin lojmandan çıkarılması mümkündür.

* Diğer konut sakinlerinin huzur ve sükununu bozucu davranışlarda bulunduğu ve blok genel kurulu ve yönetim kurulu kararlarına uygun hareket etmediği pek çok kez tutanakla tespitli olan davacıya, … Lojmanları G-2 Blok Yönetim Kurulunca;  MSY 319-2 (B) TSK Konut Yönergesinin “Kurallara Uymayanlara Yapılacak İşlemler” kapsamında konutta oturanların uyması gereken kurallara ilişkin yazılı tebligat yapılmasına ve kendisine bir haftalık süre verilmiş olmasına karşın davacının tebligat konusunu yerine getirmediğinin sabit bulunduğu gibi lojman  tahsis makamı olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Komutanlığı’nın 16/07/2018 tarih ve …. sayılı yazısıyla verilen 15 günlük sürede de şikayet konularında herhangi bir değişiklik olmadığının sabit olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının kendisine yapılan uyarılara rağmen konutta uyulması gereken kurallara riayet etmediği sonucuna ulaşılmakla yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca oturduğu lojmandan  çıkartılmasına ve lojmanı 15 gün içerisinde tahliye etmesinin istenilmesine ilişkin  işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (İstanbul Blg.İd Mah.3.İdari Dava D.2019/497-598 E-K)

Lojmanın boşaltılmaması hizmet içi eylem niteliğinde olup bu nedenle kamu görevlisine ceza verilmesi hukuka uyarlıdır.

* Davacıya özel mevzuat ve yönetmeliklerde süresi içerisinde kamu lojmanının boşaltılmamasının yaptırımlarının uygulanması gerektiği, davacının lojmanı boşaltmamasının hizmet içi bir eylem olmadığı belirtilmişse de; kamu lojmanından davacının zorla tahliye ettirilmesi konutun tahliye tarihine kadar geçecek süreler için kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilmesi gibi yaptırımların uygulanması, davacı hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatılmasına ve ceza verilmesine engel değildir. Kamu lojmanının tahsisine neden olan görevin sona ermesinden itibaren iki ay içinde boşaltılması, uyulması gereken bir mevzuat kuralı olup, kamu personeli olan davacının da uyması gereken bir yükümlülüktür. Davacının bu kurala uymadığı da yapılan soruşturmayla ortaya konulmuştur. Davacıya İzmir’de görev yaptığı için görevi nedeniyle kendisine tahsis edilmiş olan kamu lojmanının, davacının İzmir’deki görevi sona erdikten sonra süresi içinde tahliye edilmemesi eyleminin, hizmet içi bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.(Danıştay 12.D.2015/4898 E-2019/1238 K)

Kamu görevinden çıkarılmayan, yalnızca görevden uzaklaştırılan kişinin aile götürülemeyecek görev bölgesine atamalı olmasından kaynaklı lojman hakkı görevden uzaklaştırıldığı dönemde de devam eder.

* Aile götürülemez görev bölgesi kapsamında kendisine Ankara…Lojmanlarında konut tahsis edilen ve 28.04.2021 tarihinde görevden uzaklaştırılan davacı tarafından, lojmanda oturma süresinin uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin 18.05.2022 tarihli ve E.10484178 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; ilgili Yönerge hükmü uyarınca kamu konutu tahsisinin  aile götürülemeyecek görev bölgesindeki görevin sonuna kadar devam edeceği, davacının 28.04.2021 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve bu durumunun halen devam ettiği, davacının görevine iade edilememesi nedeniyle kadrosunun halen aile götürülemeyecek görev bölgesi olan Lice Jandarma Komutanlığı’nda olduğu, dolayısıyla davacının anılan bölgedeki görevi sona ermediğinden kamu konutu tahsisinin de devam etmesinin gerekeceği anlaşıldığından, davacının başvurusu üzerine lojman tahsis süresinin uzatılması gerekmekte iken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.  (Ankara Blg.İd.Mah.3.İd.Dava D.2023/1793 E-2024/82 K sayılı kararı ile onanan Ankara 16 İdare Mahkemesinin 2022/1352-2904 E-K sayılı kararı)

Lojmanda oturulan süre boyunca yersiz ödenen kira yardımları ile kira kesinti farkına tekabül eden tutarın 15 gün içinde ödenmesine ilişkin işlem, kamu alacağını rızaen ödemeye davet niteliğindedir. İlgilinin hukukî durumunda değişiklik oluşturmadığı gibi idarenin kamu gücüne dayalı olarak tesis edilen bir işlem de olmadığı için bu işlem idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem değildir.

* Hizmet alımı yoluyla tahsis edilen kiralık lojmanlarda oturduğu süre boyunca tarafına yersiz ödendiği belirtilen kira yardımları ile yapılan kira kesintisi farkına tekabül eden 18.126,43-TL’nin 15 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde icra yoluyla tahsil edileceğine dair… Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının 27/11/2023 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; “Dava konusu işlemin kamu alacağını rızaen ödemeye davet niteliğinde olduğu, ilgilinin hukukî durumunda değişiklik oluşturmadığı gibi idarenin kamu gücüne dayalı olarak tesis edilen bir işlem de olmadığı, dava konusu işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olmadığı” gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine dair karar hukuka uyarlıdır. (Erzurum Blg.İd.Mah.5.İd.Dava D.2024/ 232-245 E-K sayılı kararı ile onanan Erzurum 2. İd. Mah.nin 2023/2179-2154 E-K sayılı kararı)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir