GÜVENLİK SORUŞTURMASI

Bazı durumlarda da kişi hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması gerekçesiyle askeri öğrencilik veya adaylık statüsü sonlandırılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına göre; kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural getirilmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak, bu alanda düzenleme getiren kurallarda, kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbir uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin açıkça gösterilmesi ve olası kötüye kullanmalara izin verilmeyecek şekilde yeterli güvencelerin sağlanması gerekmektedir.

Teyide muhtaç istihbari bilgiye istinaden güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı değerlendirmesi yapılması hukuka aykırıdır.

* 2021/1 Sözleşmeli uzman erbaş alımı kapsamında hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunun, Hatay il Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde davacı hakkında “2015 yılında FETÖ/PDY üyesi şahısların kamu kurumlarına yerleştirilmesi ve kamu kurumlarındaki personelin atama ve yer değişikliği işlemlerini organize eden dernekle ilgili olarak yapılan operasyon neticesinde ele geçirilen dökümanlarda adının geçtiği şeklinde istihbari bilgilerin elde edildiği şeklinde teyide muhtaç istihbari mahiyette bilgisinin bulunduğu” notunun bildirildiğinden bahisle 24.09.2021 tarihli Değerlendirme Komisyonunun oyçokluğuyla verdiği kararla olumsuz neticelenmesi nedeniyle uzman erbaş adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığının 30/09/2021 tarihli işleminin tesis edildiği, bakılan davada, Mahkemece, 16/12/2021 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden; “Davacı … hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin idareniz kayıtlarında herhangi bir tespit, adli/idari işleme dair belge, kayıt, bilgi vb. olup olmadığı sorularak, sorulan hususa ilişkin her şahıs için ayrı ayrı olmak üzere açıklayıcı izahat yapılmak suretiyle (şayet yoksa bu durum açık bir şekilde belirtilerek) ilgili tüm bilgi ve belgelerin (varsa tespite ilişkin bilgi-belgeler, adli/idari soruşturma bilgileri vb.) onaylı örneklerinin Mahkemeye ibrazının istenilmesine,” karar verildiği, gelen 05/01/2022 tarihli cevabı yazı ve eklerinde, davacı hakkında ara kararla sorulan hususlarda somut bir bilgi-belgeye rastlanılmadığın bildirildiğinin görüldüğü, somut herhangi bilgi ve belgeye dayanmaksızın hukuken teyide muhtaç istihbari bilgiye istinaden davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı değerlendirmesi yapılmak suretiyle gerekli şartları taşımadığından bahisle görev verilmemesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılması hukuka uyarlıdır. (Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D. 2022/2614 E-2023/2617 K)

          Eşin evlenmeden yaklaşık bir buçuk yıl önceki çalışmasına dayanılarak tesis edilen uzman erbaş sözleşme feshi hukuka aykırıdır.

* Davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, eşinin işlediği ileri sürülen bir fiilden dolayı davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasının masumiyet karinesiyle bağdaşmadığı, kaldı ki davacının eşi F.Ç’ın FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK ile kapatılan Gaye Özel Eğitim İnşaat Bilişim Yemek Dağıtım Tic. A.Ş’de çalıştığı 06/09/2013-31/05/2014 tarihlerinde davacı ile evlilik birlikteliğinin olmadığı, aralarındaki evlilik birliğinin 29/11/2016 tarihinde kurulduğu, dolayısıyla eşinin evlenmeden yaklaşık bir buçuk yıl önceki çalışmasının davacıya atfedilerek uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesinin mümkün olmadığı, davacının herhangi bir adli sicil veya sabıka kaydının bulunmadığı, öte yandan kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik, eşitlik ve masumiyet karinesi ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle  iptaline karar verilmiştir. (Danıştay 12.D.nin 2019/E-2022/K sayılı ilamı ile onanan Kastamonu İdare Mahkemesinin 2017/1900 E- 2018/1151  K sayılı kararı)

Askerlik hizmetinin içerisinde yer almaya engel nitelikte değerlendirilemeyecek kayıt

* Davacı hakkındaki güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasının sebebinin, “2013 yılında Gezi Parkı Eylemleri sırasında gözaltına alınıp serbest bırakıldığı” hususuna dayalı olduğu, davalı idarece dava konusu işlemin, davacı hakkındaki yukarıda anılan bilgiye binaen takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği savunulmakta ise de, davacının aynı eylem sebebiyle ‘Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Düzenleme Yönetme Bunların Hareketlerine Katılma’ suçu isnadıyla hakkında açılan Balıkesir Çocuk Mahkemesi’nin E:2013/478 nolu ceza davasında isnat edilen suçu işlediği sübuta ermediği gerekçesiyle, 10/03/2015 günlü K:2015/96 sayılı, beraat kararının verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yürüttüğü hizmetin niteliği ve hassasiyeti göz önüne alındığında, davacının askerlik hizmetinin içerisinde yer almasına engel nitelikte değerlendirilebilecek, davacı hakkında, başkaca herhangi bir somut bilgi ve belgenin de davalı idarece Mahkememize sunulmadığı görüldüğünden, kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca tesis edildiği somut olarak ortaya konulmaksızın tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde, sebep unsuru bakımından hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durum, anılan işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı kılacağından, dava konusu işlemde bu gerekçe ile hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. (Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2022/1515 E-2022/1934 K)

18 yaşından küçük olunan dönemde işlenen suç kaydı nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu kabul edilemez.

* Devletin çocukların korunması ile ilgili pozitif yükümlülükleri kapsamında hukukumuzda bazı kanuni düzenlemelere de yer verildiği görülmektedir. Bunlardan biri çocukların işledikleri bir suç nedeniyle kamu görevlerinden sürekli olarak yasaklanamayacakları ilkesidir. 5237 sayılı Kanun’da, kasten işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olmuş ve fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olanların sürekli bir kamu görevini üstlenmekten mahrum bırakılamayacakları ifade edilmiştir.Aynı şekilde 5352 sayılı Kanun’da 18 yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceği düzenlenmiştir. Buna göre kişilerin 18 yaşından küçükken işlediği herhangi bir suça ait kayıtların idari makamlara  bildirilmesi hukuken mümkün değildir.Öte yandan somut olayda başvurucunun yazılı ve sözlü sınavı kazandığının ilan edilmiş olduğu, 18 yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın, 5352 sayılı Kanun’da yer alan hükme açıkça aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu dikkate alındığında özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin bu yönüyle de kanuni dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmıştır.Davacı hakkında tesis edilen işlemin, davalı idarece kullanılmaması gereken bir bilgiye, yani 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle hakkındaki soruşturmaya/kovuşturmaya dayandığı ve 18 yaşından küçükken işlenen bir suçtan dolayı sürekli bir kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılmayacağı hususu dikkate alındığında, davacının okuluyla ilişiğinin kesilmesine ilişkin tesis edilen işlemde sebep unsuru yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varıldığından, sonucu itibariyle idare mahkemesi kararı da yerinde görülmüştür. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İdari Dava D.2022/3503 E-2023/1011 K)

Sadece dayılar hakkındaki bilgi notuna daynılarak güvenlik soruşturması olumsuz olarak değerlendirilemez.

*  Davacının sadece dayıları A.D. ve E.D. hakkında yer alan bilgi notu nedeniyle güvenlik soruşturması olumsuz olarak değerlendirilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmamaktadır. (Ankara 18. İdare Mah. 2021/824 E-:2021/1047 K)

Güvenlik soruşturmasının olumsuz neticelenmesi nedeniyle statüsü sonlandırılan kişi hakkındaki kararın iptali sonrasında manevi tazminat istemi kabul edilmelidir.

*  İdari işlemlerin yargı organlarınca iptal edilmesi sonucunda, idari işlemin yapıldığı tarihten itibaren tüm hukuksal sonuçlarıyla birlikte hukuk aleminden kalkacağı, başka bir ifadeyle iptal kararlarının geçmişe etkili sonuçlar doğuracağı idare hukukunun bilinen ilkelerinden olup idarelerin; yargı organlarınca verilen iptal kararları üzerine idari işlemin yapıldığı tarihten önceki hukuki durumu sağlamasının Anayasal ve yasal mevzuat gereği olduğu açıktır. Buna göre, davacının 2018 yılı Dış Kaynaktan Muvazzaf Astsubay alımı sınavının tüm aşamalarında başarılı olmasına rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylık işlemlerinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edildiği, dolayısıyla söz konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hususunun yine yargı kararıyla ortaya konulduğu dikkate alındığında, davacının yargı kararı ile iptal edilen işlemin niteliği gereği  elem ve üzüntü çektiği hususu açıktır. Öte yandan;  davacının mahkeme kararı üzerine görevine başlatılmak üzere çağrılmasına rağmen kaydını yaptırmamak yönünde tercihte bulunduğu, hususunun ise, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konularak iptal edilen davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylık işlemlerinin sona erdirilmesine ilişkin işlemden kaynaklanan manevi zararı arasındaki nedensellik (illiyet) bağını kesen, bu bağı ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.  Bu durumda, yargı kararları ile hukuka aykırılığı ortaya konulan işlemi tesis eden davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle oluşan manevi zararın idarece karşılanması gerektiğinden, manevi tazminat isteminin tümüyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.Bu itibarla, yukarıda bahsolunan süreçte davacı tarafından acı ve ızdırap duyulduğu sonucuna varıldığından, duyulan elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilebilmesi amacıyla davacıya takdiren bir miktar manevi tazminata hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine (maddi tazminat yönünden), kısmen kabulüne (manevi tazminat yönünden), başvuruya konu mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına, manevi zararın ödenmesi isteminin 20.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, 20.000,00 TL manevi zararın ilk iptal davasının açıldığı tarih olan 18/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine …karar verilmiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.2022/2360 E-2023/702 K)

İstihbari bilginin mahiyeti ve yoğunluğu itibariyle olumsuz olan güvenlik soruşturması

* Bu durumda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 20.01.2022 tarih ve E:2021/3810, K:2022/18 sayılı kararının gerekçesi ve davacı hakkında üniversite eğitimine devam ettiği dönemde Uşak İli’nde PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması YDGH içerisinde faaliyet yürüten şahıslarla aynı evde ikamet ettiği, örgüt içerisinde faaliyet gösteren şahıslar tarafından kurulan UDO-DER organizesinde yapılan etkinliğe katıldığına ilişkin bilgilerin bulunduğu hususu birlikte dikkate alındığında, idarenin  askeri personel alımında çok hassas davranması ve bu konuda  geniş bir takdir yetkisinin olduğu dikkate alındığında  davacı hakkındaki istihbari bilginin mahiyeti ve yoğunluğu ile davacının istihdam edileceği hizmetin önemi ve niteliği birlikte değerlendirildiğinde, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle davacının adaylık işlemlerinin sonlandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki  Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.2022/3162  E-2023/699 K)

Bir pansiyonda kısa süreli konaklama örgütle ilişkili veya müzahir olunduğunun kanıtı olamaz.

*  Hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda kendisiyle doğrudan ilgili herhangi olumsuz bir bilgiye rastlanmayan ve herhangi bir suçtan hüküm giydiği tespit edilmeyen davacının, devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek ideolojik veya yasa dışı faaliyetlerde ya da kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilmediği gibi Bursa 2. İdare Mahkemesinin E.2018/153 sayılı dosyası üzerinden yapılan 14/02/2019 tarihli ara kararına Emniyet Genel Müdürlüğünce verilen 12/03/2019 tarihli 53907 sayılı cevap yazısı ve eki belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında halen talebe esas teşkil edecek herhangi bir kayda rastlanmadığı, bir işlem yapılmadığı, Ankara ili, Etimesgut ilçesinde bulunan bir pansiyonda 2014 ve 2015 yılları ocak aylarında 4’er gün kalmış olduğu, pansiyonun KHK ile kapatılıp kapatılmadığının tespit edilmediği görülmekte olup, bir pansiyonda kısa süreli konaklamanın örgütle ilişkili veya müzahir olunduğunun kanıtı olamayacağı, davacının terör örgütüyle irtibatı veya iltisaklı olabileceğine ya da faaliyetlerine katıldığına dair başka hiçbir bilgi, belge ve iddianın öne sürülmediği, dava konusu işleme esas alınan bilgi notunda yer alan bilginin genel ve soyut nitelikte olduğu, ayrıca başka somut ve kesin hiçbir bilgi, belge ve kanıta dayanmayan ifade esas alınarak davacının muvazzaf astsubay adaylığı ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. (Ankara 23. İdare Mah. 2022/1618 E-2022/1777 K)

*  Davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasına dayanak teşkil eden  “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan yapılan yargılaması sonucunda Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2019 tarih ve E:2018/667 K:2019/802 sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, kararın 01/11/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda arşiv araştırmasının olumsuz olma nedeni olarak gösterilen “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan yargılanan davacının beraatine karar verildiği, kendisi hakkında Devletin güvenliğini ve bütünlüğünü zaafiyete uğratabilecek sakıncalı bir durumun tespit edildiğine ilişkin başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı bununla birlikte davacının amcasının oğlu hakkındaki istihbari bilginin ise dava konusu işleme esas olabilecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle adaylığının sonlandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, bulunmadığı sonucuna varıldığı, diğer yandan; davacının parasal haklarının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine ilişkin kısmına gelince; yerleşik yargısal içtihatlara göre, iptal ile birlikte açılan tam yargı davalarında yoksun kalınan parasal hakların, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, iptal edilen dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi Anayasada belirtilen Hukuk Devleti ilkesinin doğal sonucu olduğu gerekçesiyle  dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/06/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. (Ankara 10. İdare Mah. 2022/1727-1854 E-K)

Hukuka aykırı işlem sebebiyle nasıp tarihi emsallerinden geri kalan davacının naspının emsallerine uygun olarak düzeltilmesi gerekir.

* Davacının yargı kararının gereği olarak yeniden alındığı ASTASAK eğitimini başarıyla tamamlaması üzerine  20.08.2019 tarihinde astsubay çavuş rütbesiyle astsubaylığa nasbının yapıldığı ve bu suretle astsubaylık statüsüne girdiği, bu haliyle hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan davalı idarenin işleminden doğan hukuka aykırılıkları ve davacının mağduriyetini ortadan kaldıracak (illiyet bağını kesecek) bir durumun mevcut olmadığı, dolayısıyla mahkemelerin iptal kararları üzerine iptal edilen işlemin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması gerektiği, davacının hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemden kaynaklı olarak emsallerine göre göreve geç başladığı ve nasıp tarihinin emsallerinin gerisinde kaldığının da görüldüğü, bu durumda hukuka aykırı işlem sebebiyle nasıp tarihi emsallerinden geri kalan davacının naspının emsallerine uygun olarak düzeltilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddine ilişkin olarak tesis edilen, dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve aksi yönde değerlendirme ile davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.2022/2678-2209 E-K)

HAGB’li mahkumiyet kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmasa da, bazı mesleklere girişte engel olarak kabul edilebilir.

* 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun  231. maddesi çerçevesinde sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındırmakta olup, ilk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü,  ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Öte yandan söz konusu karar hukuken varlık kazanamadığından hüküm ifade etmese de bu karar beraat anlamına gelmemekte, belirtilen süre içerisinde sanık denenmektedir. Denetim süresi sonunda beklenilen gibi davranması halinde, beraat kararının hüküm ve sonuçları doğacaktır.Diğer taraftan polisin; toplumun asayişini, kişilerin, tasarruf emniyetini ve konut dokunulmazlığını korumak, halkın ırz, can ve malını muhafaza ve halkın istirahatini sağlamakla görevli ve genel bir emniyet görevlisi olması nedeniyle bu mesleğe girecek ve sürdürecek olanların da hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde güvenilir, onurlu, iyi ahlaklı ve disiplinli kişiler arasından seçilmeleri gerekmektedir. Bu durumda, polislik mesleğinin yukarıda aktarılan özelliği gereği, bu mesleğe alınacaklarda diğer memurlardan farklı olarak bazı özel niteliklerin aranması gerektiği açıktır. Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir hüküm ifade etmese de polislik mesleğinin özellikleri dikkate alındığında dava konusu düzenleme hükmünün azami titizlik gösterilerek hazırlandığı anlaşılmakta olup, söz konusu hükümde  kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.(Danıştay 8.D.2018/1975 E-2022/2186 K)

Harp Okulları Yönetmeliğinin 44. maddesinde yer alan toplumca tasvip edilmeyen ve uygun görülmeyen kazanç yollarında çalışmamış ve halen çalışmamakta olması koşulu

*  davacının babasının Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … sayılı kararıyla “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan 5 yıl hapis ve 250 gün adli para cezası ile “izinsiz hint keneviri ekme” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin … tarihli ve … sayılı kararıyla onandığı görülmekte olup, Harp Okullarına giriş koşullarını düzenleyen Harp Okulları Yönetmeliğinin 44. maddesinde yer alan  “Kendisinin, annesinin, babasının, kardeşlerinin ve velisinin ;…3) Toplumca tasvip edilmeyen ve uygun görülmeyen kazanç yollarında çalışmamış ve halen çalışmamakta olması,…” koşulunun davacıda bulunmadığı  anlaşılmaktadır.(Danıştay 8.D.2018/6277 E-2022/6943 K)

Bakım onarım teknisyeni olarak görev yapacak kişinin arşiv araştırması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette adli sicil kaydı

* Davacı hakkında, 13.05.2012  tarihinde işlediği “kasten yaralama ve mala zarar verme” suçlarından açılan davada verilen kararlarda yer alan ve bu kararlarda suça esas olan fiiller olgu olarak kabul edildiğinde, davacının  araçta iken trafikte meydana gelen tartışma ve küfür nedeniyle karıştığı kavga olayından mağdurların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı, davacı hakkında üzerine atılı suçlar   ile ilgili olarak cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararların 2014 yılında kesinleştiği ,anılan kararlarda belirtilen olguların bakım onarım teknisyeni   olarak görev yapacak davacının arşiv araştırması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette kabulünün ölçülü olmayacağı ve hakkaniyetle bağdaşmayacağı sonuç ve kanaatine varılmakla, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık  bulunmamaktadır.(Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.2022/4768 E-2023/2763 K)

İmal işçisi olarak görev yapacak kişinin arşiv araştırması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette adli sicil kaydı

* Davacı hakkında, 28.02.2019 tarihinde işlediği “hakaret  ve kasten yaralama” suçlarından açılan davada verilen kararlarda yer alan ve bu kararlarda suça esas olan fiiller olgu olarak kabul edildiğinde, davacının çalıştığı yerde işten çıkarılması nedeniyle meydana gelen olaylarda  mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı, davacı hakkında üzerine atılı suçlar nedeniyle doğrudan hapis cezası verilmeyerek adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararların 2021 tarihinde kesinleştiği, anılan kararlarda belirtilen olguların imal işçisi olarak görev yapacak davacının arşiv araştırması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette kabulünün ölçülü olmayacağı ve hakkaniyetle bağdaşmayacağı sonuç ve kanaatine varılmakla, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık  bulunmamaktadır.(Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.2023/964-2801 E- K)

Mevzuatta tahdidi olarak sayılan suçlardan olmayan adli sicil kaydı arşiv araştırması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olmaz.

*  Davacı hakkında, Fakülte ve Yüksekokullar Askeri Öğrenci Komutanlığı ve Öğrencileri İle Fakülte ve Yüksekokullardan Yetişen Subaylara ve Astsubaylara İlişkin Yönetmeliğin 11/g maddesi kapsamında tahdidi olarak belirlenen suçlardan dolayı hakkında hükmedilen bir mahkumiyet kararı ve/veya seçenek yaptırım bulunmadığı gibi davacının devam etmekte olan kovuşturmaya konu  ”Silahla Tehdit” ve ”Basit Yaralama” suçlarının madde metninde yer alan ve tahdidi olarak belirlenen suçlardan olmadığı,  yine aynı yönetmeliğin 11/f maddesi uyarınca davacı hakkında, herhangi bir suçtan dolayı mahkumiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği ve davacı hakkında 7315 sayılı Kanun uyarınca görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırmayı gerektirecek başkaca bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerle yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden dava konusu işlemin sebebi olarak gösterilen Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E.2022/170 sayılı dosyasında görülmekte olan yargılamanın yukarıda açıklandığı üzere 7315 sayılı Kanun kapsamında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması sonucu doğurmayacağından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.nin 2023/1015-1931 E- K sayılı kararı ile uygun bulunan Ankara 11.İd Mah.nin 2022/1814-3170 E-K  sayılı kararı)

Alkollü iken araç kaza yapması haricinde alkole düşkünlüğü yönünde başkaca bir tespitin de bulunmadığı dikkate alındığında şeref ve haysiyetini ihlal edici, görevine yansıyıcı uyuşturucuya veya içkiye düşkünlüğünden söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla, taksirli suç kapsamındaki bir eylemi nedeniyle kişinin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması hukuka aykırıdır.

* Uyuşmazlıkta, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile güvenlik soruşturması sonucu elde edilen bilgiler kapsamında; dış kaynaktan muvazzaf subay temini kapsamında eğitim gören davacı hakkında “Alkol ve uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanmak suçundan “dolayı yargılandığı Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin  25/11/2016 tarihli ve E:2016/774 sayılı kararı ile her ne kadar 25 gün hapis cezası aldığı ve 5 yıl HAGB ve denetimli serbestlik” karar verilmiş ise de, anılan mahkeme kararı incelendiğinde davacının kırmızı ışıkta beklememesinden dolayı yeşil ışık yandığında hızlı bir şekilde harekete geçince aracın hakimiyetini kaybettiği ve kavşakta orta refüje çarpması sonucunda maddi hasarlı kaza meydana geldiği ve davacının doktor raporuna göre 1,49 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle söz konusu cezayla cezalandırıldığı, bunun dışında davacının alkollü veya uyuşturucu etkisiyle araç kullandığına yönelik hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın yürütülmediği gibi, alkole düşkünlüğü yönünde başkaca bir tespitin de bulunmadığı dikkate alındığında davacının şeref ve haysiyetini ihlal edici görevine yansıyıcı uyuşturucuya veya içkiye düşkünlüğünden söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla, taksirli suç kapsamındaki bir eylemi nedeniyle davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması gerekçe gösterilerek muvazzaf astsubay temini kapsamında adaylığının sonlandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde, hukuka uygunluk, aksi  yöndeki İdare Mahkemesi kararın da ise hukuki isabet  görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah. 4. İdari Dava D.nin 2019/1906 E-2020/2598 K)

İstihbari  bilgi notu dışında güvenlik soruşturması sonucu elde edilen bir bulgu olmaması halinde güvenlik soruşturmasının olumlu olduğunun kabulü gerekir.

* Milli Savunma Bakanlığı Üniversitesi bünyesinde 33. dönem subay temel askerlik ve subaylık anlayışı kazandırma eğitimlerine devam etmekte iken güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, “PKK/KCK yanlısı oluşuma müzahir bir şahısla iltisaklı olduğu” şeklinde bilgi elde edilmesi üzerine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle okulla ilişiğinin kesilmesine  ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada;  davacı hakkındaki istihbari  bilgi notu dışında güvenlik soruşturması sonucu elde edilen bir bulgu olmadığı, UYAP entegrasyon ekranı üzerinde yapılan sorgulamada davacı hakkında  herhangi bir kovuşturma ve soruşturmanın olmadığı, Mahkemenin 17.11.2022 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden davacı hakkında yapılan ya da devam etmekte olan soruşturma bilgileri ile hakkındaki istihbari nitelikteki bilgilerin gönderilmesi istenilmiş olup, ara kararı cevabında davacı hakkında 6415 sayılı Terorizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında herhangi bir bilgi/belgeye rastlanılmadığının bildirildiği,  bu durumda, davacı hakkında subaylığa giriş şartlarını sağlamasını engelleyecek nitelikte bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı gibi davacının durumunun Fakülte ve Yüksek Okullar Askeri Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksek Okullardan Yetişen Subaylara Ait Yönetmeliğin  25. maddesinde muvazzaf subaylığa alınmada aranan güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunu da taşıdığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.nin 2023/365-1850 E- K sayılı kararı ile onanan Ankara 10.İd Mah.nin 2022/1764-2514 E-K  sayılı kararı)

Yüz kızartıcı suçtan dolayı devam eden kovuşturma kapsamındaki olgular arşiv araştırması kapsamında değerlendirilebilir.

* Her ne kadar davacı vekili tarafından, davacı hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, masumiyet karinesi ilkesinin ihlal edildiği  sürülmekte ise de; masumiyet karinesi ilkesi uyarınca davacı hakkında devam eden ceza kovuşturmasının davacı aleyhine sonuç  doğurmayacağı açık olmakla birlikte,  7315 sayılı Kanun uyarınca kişi hakkında sonuçlanmış yada devam eden kovuşturmalar (herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık iddiasına ilişkin) kapsamındaki olguların arşiv araştırması kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.(Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.2023/3727-5702 E-K)

HAGB’li mahkumiyetteki olgular, devam eden kovuşturmalar kapsamındaki arşiv araştırması kapsamında değerlendirilebilir.

* Her ne kadar davacı vekili tarafından, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının  geri bırakılması kararının davacı hakkında hukuki sonuç doğurmayacağı ileri sürülmekte ise de; masumiyet karinesi ilkesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davacı lehine ya da  aleyhine sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, 7315 sayılı Kanun uyarınca kişi hakkında sonuçlanmış yada devam eden kovuşturmalar kapsamındaki olguların arşiv araştırması kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.2023/5019-6024 E-K)

Hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayalı olmayan istihbari  bilgi notu güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını olumsuz kılmaz.

* Emniyet Genel Müdürlüğü’nden   davacının  hakkında herhangi bir yasa dışı örgüte üye olup olmadığı veya yasa dışı  faaliyetlere katılıp katılmadığı, bu konularda açılmış bir idari tahkikat veya adli soruşturma ya da kovuşturma bulunup bulunmadığı ve bugüne kadar herhangi bir tahkikata isminin dahil edilip edilmediğinin sorulduğu,  Emniyet Genel Müdürlüğü  tarafından gönderilen ara karar cevabında ise 3713 sayılı yasa kapsamında intikal etmiş bir bilgi belge olmadığının belirtildiği, bu durumda, davacı hakkında terör örgütü üyeliğinden veya irtibat/iltisakından dolayı yapılmış herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya adli işlem bulunmadığı, davacının yasa dışı bir grubun üyesi ya da sempatizanı olduğunu, kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu destekleyen herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı hakkındaki istihbari bilgi notunun (‘TKP/K terör örgütü paralelinde faaliyet gösteren grubun etkinliğine katıldığının değerlendirildiği bilgisinin teyit tekzibinin yapılmadığı  şeklindeki)  ise hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayalı olmayıp soyut bir iddiadan ibaret olduğu hususları dikkate alındığında, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz olduğunun kabulünün mümkün olmadığından buna dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce verilen 01/06/2022 gün ve E:2021/2593; K:2022/1200 sayılı kararda  hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.2022/3303 E-2023/5632 K)

KYOK ile sonuçlanan soruşturma güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olmaz.

* Davacı hakkında “Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçundan başlatılan soruşturma sonucunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, davacının üzerine atılı bulunan suçu işlediğine dair kamu davası açılması için yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, makul delil elde edilemediği gerekçesiyle “Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına” karar verildiği ve anılan kararın, 28.02.2023 tarihi itibarıyla kesinleştiği, ayrıca davacı hakkında devam eden başka bir soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmadığı,   bu durumda, davacı hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde “Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına” karar verildiği, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olabilecek başka bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı hususları birlikte dikkate alınarak,  hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacının atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.nin 2023/4869-6022 E- K sayılı kararı ile onanan Ankara 6.İd Mah.nin 2023/663-1775 E-K  sayılı kararı)

* …. Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2019 tarihli ve 2017/… soruşturma sayılı kararı ile “Şüphelilerin alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, hırsızlık eylemi ile bir ilgilerinin olmadığını belirttikleri, ayrıca hırsızlık eylemi ile suça konu cep telefonunu kullanan şüphelilerin eylemleri arasında bir organik bağın bulunamadığı, telefonu çalan asıl şüphelinin tespit edilemediği,  ayrıca soruşturma konusu olan suç konusu eylemi gören, duyan, bilen bir tanık  beyanı da bulunamadığı,  tahkikat sonucunda, toplanan delil, bilgi ve belgelerden soyut iddia dışında şüphelilerin atılı suçu işlediklerini  gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı…” gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği dikkate alındığında, davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığındaki soruşturmaya konu olayın davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak nitelendirilmesine sebep olamayacağı anlaşıldığından, uzman erbaş adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (Ankara Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.nin 2023/171-5633 E- K sayılı kararı ile onanan Ankara 16.İd Mah.nin 2022/168-1738 E-K  sayılı kararı)

Davacının bizzat kendisine ilişkin olmayan sebepler gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırılamaz.

* Bu durumda, gerek UYAP kayıtları sorgulandığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğiyle ilgili herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasına muhatap olmadığının görülmesi, gerekse Dairemizin 11/10/2023 tarihli ara kararı sonucunda gelen bilgi ve belgeler üzerine davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir şekilde irtibatı veya iltisakını ortaya koyan bir bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında davacının bizzat kendisine ilişkin olmayan sebepler gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasının hukuken mümkün olmadığı kanaatine varıldığından davaya konu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.2023/1984-3825 E-K)