CEZALARA İTİRAZ VE YARGI DENETİMİ

Anayasa’nın 129. maddesi “…Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. …” hükmünü amirdir. Böylece Anayasa ile kanun koyucuya Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki disiplin cezalarının yargı denetimi dışında bırakılabileceğine ilişkin bir takdir hakkı verildiği görülmektedir. 6413 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce asker kişilere verilen disiplin cezalarının tamamı yargı denetimine kapalıydı. 6413 sayılı Kanunun 43’üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme ile askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam disiplin cezaları hariç diğer disiplin cezalarına karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılabilmesi mümkün kılınmıştı. Anayasa Mahkemesinin 01 Haziran 2022 tarihli ve 2022/10-72 Esas ve Karar sayılı kararı ile 6413 sayılı TSK Disiplin Kanununun 43’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının 1’inci cümlesinde yer alan “uyarma” ve “ve hizmete kısmi süreli devam” ibarelerinin, Anayasa Mahkemesinin 30 Kasım 2022 tarihli ve 2022/122-151 Esas ve Karar sayılı kararı ile ise Kanunun 43’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının 1’inci cümlesinde yer alan “kınama” ve “cezaları hariç” ibarelerinin iptaline karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesince; uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarına karşı yargı yolunun kapatılması suretiyle bu disiplin cezalarının etkinliğinin artırılacağı gözetildiğinde 6413 sayılı Kanunda uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarını yargı yoluna kapatan kuralların TSK’da disiplini sağlama amacına ulaşma bakımından esasen kabul edilebilir olduğu belirtmekle birlikte; uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarının karşılığı olarak 6413 sayılı Kanuna ekli 2 nolu çizelgede ceza puanlarının öngörülmesi ve Kanunun 21’inci maddesi 1’inci fıkrasında belli bir disiplin ceza puanına ulaşılmasının disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilmesi ve bu durumlarda sözleşmeli subay ve astsubaylar hariç subaylar ve astsubaylar hakkında ayırma cezası verilmesinin öngörülmesi,  sözleşmeli erbaş ve erler yönünden en son alınan disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alma halinin sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi sonucunu doğurması dikkate alındığında yargı yolu kapalı olan uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarının bazı askerî personelin TSK’dan ilişiğinin kesilmesine sebep olması, TSK’dan ayırma ya da sözleşmenin feshi işlemlerine karşı dava açılabilmekte ise de, bu davalar sırasında yapılan yargısal denetimin şekli nitelikte olması gerekçeleriyle 6413 sayılı Kanunda uyarma ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarını yargı yoluna kapatan kuralların disiplinin tesisi şeklindeki kamu yararı ile hak arama özgürlüğü arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozduğuna ve söz konusu kuralların Anayasanın 36’ncı maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetini ihlal ettiğine karar verilmiştir.

Bu iptal kararları sonrasında subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarına karşı da yargı yolu açılmıştır. Bununla birlikte kanun koyucu tarafından Anayasanın 129’uncu maddesindeki düzenlemeye dayanılmak ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri karşılanmak suretiyle 6413 sayılı TSK Disiplin Kanununda uyarma ve hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarına karşı yargı yolunu kapatan yeni bir yasal düzenlemenin yapılabileceği değerlendirilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararında Kanunun 43’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının 1’inci cümlesinde yer alan  “cezaları hariç” ibaresinin iptali ise yeni bir sonucu doğurmuştur. İptal kararı sonucunda askerî öğrenciler ile yükümlü erbaş ve erlere verilen disiplin cezalarına karşı da yargı yolu açılmıştır. 

 Seferberlik ve savaş halinde ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı kuvvetlerden ayırma cezası hariç diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.

Dava açma süresi, cezanın kesinleşmesinden itibaren başlar. Ancak Türk karasuları dışındaki gemilerde verilen cezalarda, dava açma süresi geminin bağlı bulunduğu üsse/limana dönmesiyle başlar. Kanunda özel bir dava açma süresi öngörülmediğinden idari işlemlere karşı mevzuatta öngörülen 60 günlük dava açma süresi burada da geçerlidir.

30.6.2022 tarihli ve 7415 sayılı Kanunla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/C maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklik doğrultusunda, disiplin cezalarına karşı açılan davalar askeri hizmete ilişkin idari iş ve işlemlerden doğan diğer davalar gibi, ilgili personelin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemelerinde görülebilmektedir.

*  Dava konusu disiplin cezasının 07/07/2021 tarihinde davacıya tebliği üzerine bu cezaya karşı davacı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmeyerek disiplin cezasının 09/07/2021 tarihinde kesinleştiği, ayrıca bahse konu cezanın 09/07/2021 tarihinde de infaz edildiği dikkate alındığında, kesinleşen disiplin cezasına karşı belirtilen  tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen genel dava açma süresi içerisinde 07.09.2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken, genel dava açma süresi ihmal edilmek suretiyle ve sona ermiş bulunan dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı açık olan 15/10/2021 tarihli başvurunun davalı idarece zımnen reddi üzerine 01/12/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacı tarafından 15/10/2021 tarihli dilekçe ile dava konusu işlemin iptal edilmesi/geri alınması talebiyle davalı idareye başvurularak talebinin zımnen reddedilmesi üzerine 60 günlük süresi içerisinde iş bu dava açılmış ise de; 2755 sayılı Kanunun 11’nci maddesi uyarınca idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, ancak idarî dava açma süresi içinde istenebileceği açık olup dava açma süresi geçtikten sonra idareye yapılacak başvurunun dava açma süresini yeniden canlandıracağının kabulüne de imkan bulunmamaktadır.(Adana Blg.İd.Mah.1.İd.Dava D.nin 2022/1109-1448 E- K)

*  İptali istenen 27.10.2020 tarih ve 2020/13 sayılı işlemin bizzat davacıya  27/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu işleme karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde en geç 25/02/2021 tarihine kadar dava açılması gerekmekteyken bu tarihten çok sonra 15/03/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle  2577 sayılı Kanun’un 14/3-e ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddi gerekir. (İzmir Blg.İd.Mah.2.İd.Dava D.nin 2021/2778-2022/43 K)

* Davacının eyleminin, … Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde görev yapan ve disiplin cezasına konu ihaleye ilişkin sorumluluğu bulunan personellerin eylemleri ile birlikte değerlendirilmek suretiyle aylıktan kesme cezasına tekabül ettiği belirtilmiş ise de; 6413 sayılı Kanun’un aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizlikleri düzenleyen hallerden hangisini ihlal ettiğinin açıkça belirtilmediği, bu durumda, davacıya isnat edilen eylemin, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizlikleri düzenleyen 18. maddesinde yer alan hangi tanıma uyduğunun açıkça ortaya konulması gerekirken, herhangi bir alt bent belirtilmeksizin davacının olumlu sicili dikkate alınmak suretiyle 2 (iki) gün süreyle hizmete kısmi devam cezası ile cezalandırılmasına yapılan itiraz üzerine “uyarma” cezasının tatbik edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karar üzerine davalı idarece istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 10.06.2022 tarihinde, E:2021/…, K:2022/… sayılı kararıyla 6413 sayılı Kanun’un 43.maddesi uyarınca “uyarma cezası”nın yargı denetimi dışında tutulması nedeniyle davanın incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve “Davanın incelenmeksizin reddine” karar verildiği, öte yandan söz konusu karardan sonra 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nun 43.maddesinin 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Kanunu’nun 17.maddesiyle değiştirilen (1) nolu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “uyarma ve “hizmete kısmi süreli devam” ibaresinin Anayasa’ya aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği, böylece dava konusu “uyarma” cezasına karşı yargı yolu açılması üzerine davacının yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu anlaşılmakta olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53.maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedenleri uyuşmazlıkta gerçekleşmiş bulunduğundan davacının yargılamanın yenilenmesi  isteminin kabulüne karar verilmiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.2.İd.Dava D.nin 2022/3377-2210 E- K)

* Disiplin cezalarına karşı, cezaların kesinleştiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağını öngören 6413 sayılı Kanun’un 43. maddesi ile 2577 sayılı Kanun’un dava açma sürelerini düzenleyen 7. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının söz konusu disiplin cezasına karşı yapmış olduğu itirazın reddi ile bu kararın idari anlamda kesinleştiği, dava açma süresinin ise itirazın reddedildiğine ilişkin kararın davacıya tebliğ edildiği 11/01/2022 tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başladığı, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle en geç 14/03/2022 tarihinde dava açılması gerekirken, belirtilen süre geçirildikten sonra  30/03/2022  tarihinde açılan bu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.( Erzurum Blg.İd.Mah.4.İd.Dava D.nin 2022/1131-2002 E-K sayılı kararı ile onanan Erzurum 1.İd.Mah.nün 2022/436-683 E-K sayılı kararı)

* Davacıdan hakkında cezai işlem uygulanmadan önce disiplin amiri tarafından “nöbet esnasında cep telefonu ile oyun oynadığı ve nöbet teçhizatını takmadığı” yönündeki tespitlere ilişkin olarak savunma yapmasının istendiği, davacının da savunma hakkını sözü edilen iddialara yönelik olarak kullandığı, buna karşın üst disiplin amiri tarafından davacının itirazı reddedilirken “nöbet talimatına aykırı hareket etmek” olarak nitelendirilen eyleminin “savunmasında belirttiği hususlar” olmadığı ve “nöbet esnasında harekat subayının gemiye gelişini fark etmemesinden” dolayı disiplin cezası ile tecziye edildiğinin belirtildiği, bu haliyle davacının tam olarak hangi eylemi nedeniyle disiplin cezası ile tecziye edildiği hususunun belirsiz olduğu, şayet hakkında “nöbet esnasında cep telefonu ile oyun oynamak ve nöbet teçhizatını takmamak suretiyle nöbet talimatına aykırı hareket etmek” fiilini işlediğinden hareketle disiplin cezası uygulanmış ise davacının bu cezaya yapmış olduğu itirazın değerlendirmeye alınmadığı ya da üst disiplin amiri tarafından bu eyleminin disiplin cezası ile tecziyesini gerektirmediği kanaatine varıldığı, şayet “nöbet esnasında harekat subayının gemiye gelişini fark etmemek suretiyle nöbet talimatına aykırı hareket etmek” fiilini işlediğinden bahisle disiplin cezası uygulanmış ise bu defa disiplin amiri tarafından söz konusu fiil nedeniyle davacı hakkında başlatılan bir soruşturma olmadığı gibi savunma istem yazısında anılan iddialara yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, davacıya savunma ve/veya itiraz hakları usulüne uygun şekilde kullandırılmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (İstanbul Blg.İd.Mah.2.İd.Dava D.2019/1365-1453 E-K)

*  Uyuşmazlıkta disiplin amiri tarafından, gönderilen emirleri okumadığı ve emre itaatsizlik ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davacıdan savunmasının istenildiği ve davacının savunmasını vermesi üzerine 24 Mart 2020 tarih ve 2020/15 karar numaralı işlemle davacıya “uyarma” cezası verildiği, davacının 26.03.2020 tarihli dilekçesiyle cezaya itiraz ettiği, üst disiplin amiri tarafından bir derece hafif ceza uygulama yetkisi varken dört derece düşürülerek işlem yapıldığının görüldüğü gerekçesiyle disiplin cezasının kaldırıldığı, disiplin amirince kaldırılan ceza ile ilgili 6413 sayılı Kanunun 19-1(a) maddesi gereğince “1 (Bir) Gün Hizmet Yerini Terk Etmeme” cezası verildiği ve itirazın üst disiplin amirince reddedildiği görülmekte olup itiraz üzerine üst disiplin amiri tarafından cezanın hafifletilmesi veya tamamen kaldırılması ya da itirazın reddi gerekirken yetkisi olmadığı halde itiraz üzerine daha ağır ceza verilmesi için uyarma cezasının kaldırılması üzerine ilk verilen cezadan daha ağır bir ceza niteliğinde  “1 (Bir) Gün Hizmet Yerini Terk Etmeme” cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (İzmir  Blg.İd.Mah.2.İd.Dava D.nin 2021/2260 E-2022/59 K sayılı kararı ile onanan  İzmir 3. İd.Mah.nin 2020/1212 E- 2021/937 K sayılı kararı)

* Uyuşmazlıkta, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kararda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmişse de, dava konusu edilen 22.09.2020 tarihinde Bl.K.P.Komd.Ütğm. E.E tarafından davacıya 6413 sayılı Kanun’un 19/1-a maddesinde açıklanan “emre itaatsizlik” disiplinsizliğinden dolayı verilen “1 gün hizmet yerini terk etmeme” disiplin cezasının Personel Yönetim Bilgi Sistemine davalı idarece kaydedildiği, davacı tarafından bu kayıt nazara alınarak dava açıldığı, istinaf aşamasında davalı idarece sunulan, … Kuvvetleri Komutanlığı’nın 09.04.2021 tarih ve “Kurumsal Kayıt Düzeltme” konulu işleminde anılan kaydın  sehven 2 defa kaydedildiği ve anılan ceza kaydının silinmesi için ilgili evrakların … Kuvvetleri Komutanlığı’na gönderildiği belirtilmesi üzerine, Dairemizin 20.09.2022 tarihli ara kararı ile, davalı idareye ve davacıya sehven yapılan kaydın Personel Yönetim Bilgi Sisteminden silinip silinmediğinin sorulması üzerine, verilen cevabi yazılardan anılan kaydın silindiği görülmüştür. Bu durumda;  davacı tarafından, Personel Yönetim Bilgi Sistemine yapılan kayıtlarda tarafına verilmiş disiplin cezası bulunduğu saikiyle işbu davanın açıldığı, dolayısıyla davanın açılmasında davacıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığından, aksine  Personel Yönetim Bilgi Sistemine sehven yapılan disiplin cezalarına ilişkin kayıtlar nedeniyle davanın açılmasına davalı idarece sebebiyet verildiğinden yargılama giderinin davalı idareye yüklenilmesi ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi yöndeki kararda bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır. (Gaziantep Blg.İd.Mah.5.İd.Dava D.2022/2510-2450 E-K)