ŞEHİTLİK VE GAZİLİK

  1. ŞEHİTLİK

Şehitlik, vatan uğruna hayatını feda edenlere has yüksek bir mertebedir. Geleneğimizde dini ve manevi bakımdan önemi çok büyüktür. Bununla birlikte mevzuatımızda şehitlik kavramının tanımı bulunmamaktadır. 1325 sayılı Askeri Tekaüt ve Maaş Kanunu, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu, 3480 sayılı Malûller İle Şehit Dul ve Yetimlerine Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun, 4768 sayılı 18 Mart Gününün Şehitler Günü ve 19 Eylül Gününün Gaziler Günü İlân Edilmesi Hakkında Kanun, 2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun ve 5795 sayılı Refah Vapurunda Ölen Askerî Şahısların Şehit, Dul ve Yetimlerinin de Şehit Dul ve Yetimi Sayılması Hakkında Kanun’da şehit ibaresine rastlanmakla beraber kimlere şehit denileceği ve şehitlik nedeniyle uygulanacak usul ve esaslar belirlenmemiştir.

12.11.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Şehitlik Yönetmeliğinde şehitlik yerlerinin tespiti, tahsisi, inşası, bakımı, onarımı ve koruma işlemleri ile şehitliklere kimlerin defnedileceğine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Yönetmelikle adeta kimlere şehit denileceği, şehitliklere kimlerin defnedileceği belirtilmek suretiyle zımni olarak ifade edilmektedir.

Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Şehitlikleri ile Cenaze Törenlerinde Uyulacak Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. Maddesinde ise “şehit” kavramı; Emniyet teşkilatı personelinden yurt içi ve yurt dışında terör ve anarşiyle mücadele, asayişin temini, kaçakçılığın men ve takibi ile kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu diğer görevleri yaptıkları anda, göreve gittikleri sırada veya görevleri sona ermiş, hatta emekliye ayrılmış olsalar bile yaptıkları hizmetten dolayı veya bu olay nedeniyle maruz kaldıkları yaralanma ya da hastalık sonucu vefat eden personel olarak tanımlanmıştır.

Şehit kavramı

* İç hukukumuzda “ŞEHİT” kavramının tanımını yapan bağlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. 1325 tarihli Askeri Tekaüt ve Maaş Kanununda “şehit” kavramı geçmekte ise de tanımı verilmemektedir. Keza, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde “Harp Malullüğü’nden söz edilmekle birlikte, “şehit” le ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak Kanunun 69’uncu maddesinin (d) bendinde :”…64’üncü maddede yazılı hallerde şehit olmuşlarsa;…” ibaresinin, şehit ya da şehadeti tam olarak açıkladığı da ileri sürülememektedir.

Diğer yandan bu konuda TBMM’nin 927 sayılı yorum kararı ile 4992 sayılı Kanuna ek 5107 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin tefsirine lüzum ve zaruret olmadığına dair Heyeti Umumiye kararı mevcuttur. Bu kararlarda, harpte veya eşkıya müsademesinde her nev’i düşman silahı tesiri ile derhal vefat edenler ile harpte yaralanıp tedavi sırasında veya icra olunan cerrahi ameliyat neticesinde vefat edenlerin şehit sayılacağı belirtilmiştir.

Yukarıda da belirtildiği üzere “şehit” kavramının ne olduğu konusunda yasal bazda tam bir tanımlama bulunmamaktadır. Özünde dini ve etik, giderek askeri alanda bir kavram olan şehitlik bu konudaki bazı maddi ve manevi haklar nedeniyle bir takım hak doğuran idari işlemlerin konusunu da oluşturmaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2020/1084-2271 E- K)

Tifo hastalığından dolayı vefat

* Davacının babasının askerlik hizmetini ifa etmekte iken, Antakya Devlet Hastanesinde 21/09/1958 tarihinde tifo hastalığından dolayı vefat ettiği; mevzuatta şehitlik kavramı ile ilgili doğrudan bir tanımlamanın olmadığı; bunun yanında davacının murisinin vefatının, şehit sayılmayı gerektiren hallerden olan harp, iç güvenlik, eğitim, atış, tatbikat, manevra, kaçakçılığın men ve takibi gibi görevler esnasında veya askeri tesis veya kışla da meydana gelen doğal afet nedeni gibi şartlar altında veya bu görev ve şartların sebep ve tesiri ile meydana gelmediği, buna göre ölüm olayının şehitlik kapsamında değerlendirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.(Danıştay 12.D.2022/3493-5663 E-K)

Elektrik çarpması nedeniyle görev esnasında vefat

* Davacının ağabeyinin askerlik görevini yapmakta iken verilen alarm üzerine toplanma bölgesine hareket edildiği esnada aracın  anten çubuklarının enerji nakil hattına çarpması sonucunda elektrik çarptığından bahisle görev esnasında vefat ettiği hususunun Savcılık kararı ile ortaya konulduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla söz konusu ölüm olayının anılan tarih itibariyle yürürlükte olan 313-3 sayılı MSB Şehitlik Yönergesi’nin 4/d maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının ağabeyinin şehit sayılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.(Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2021/1348-1350 E- K)

Hastalık nedeniyle vefat

* … Mknz. P.TugKh. ve Kh.Bl. Komutanlığı Komutanlığı emrinde er olarak askerlik görevinde bulunduğu sırada meydana gelen ölüm olayının, sağlam ve tam olarak alındığı askerlik görevi sırasında, “üst solunum yolu enfeksiyonu ve sol alt akciğer iltihabı” rahatsızlığından kaynaklandığı, olayla ilgili olarak düzenlenen idari tahkikat ve ayrıntılı kaza raporu olduğu, müteveffa …’nın ölümüne neden olan olayın Şehitlik Yönetmeliği’nin 3/1 maddesi kapsamında olduğu, adı geçene mevzuat uyarınca şehit statüsü verilmesi gerektiği anlaşıldığından. başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2021/3576-4061 E- K)

İskelede bulunduğu sırada dengesini kaybederek düşmek suretiyle kaza sonucu vefat

* Davacıların oğlu … kendisine verilen emirler doğrultusunda nöbetçisi olduğu botun/geminin emniyetini ihlal ettiğini düşündüğü şahısları uyarmak düşüncesi ile iskelede bulunduğu sırada dengesini kaybederek düşmek suretiyle kaza sonucu vefat ettiği, hudut emniyeti ile görevli … disiplinsiz davranışına ilişkin bir belge, bilgi bulunmadığı, müteveffanın nöbet vazife talimatında belirtilen vazifesini yerine getirme düşüncesiyle nöbet yerinden ayrıldığı, nöbet yerinden ayrılarak iskeleye inmesinin nöbet vazifesi ile illiyet bağını kesecek ağırlık ve nitelikte bir davranış olmadığı, dolayısıyla davacıların oğlunun hudut emniyet hizmetlerinin ifasına yönelik diğer faaliyetler sırasında kaza sebebiyle vefat ettiğinin kabulü ile şehit sayılması gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2020/471-493  E- K)

 

Eğitim atışları sırasında vurularak vefat

* …Tugayı Levazım Bölüğü’nde astsubay kıdemli başçavuş olarak olarak görev yapmakta iken 08.01.1985 tarihinde Levazım Bölüğü’nün atış tatbikatı esnasında vurularak vefat ettiğinden bahisle müteveffa …’in şehit sayılması talebiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada;  313-3 sayılı MSB Şehitlik Yönergesi’nin 4/d maddesinde eğitim, atış, tatbikat, manevra gibi görevleri yaptıkları sırada, görevin şartlarından ileri gelen bir olayda görev yerinde ölenlerin şehitliğe defnedileceğinin düzenlendiği, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacıların murisi …’in eğitim atışları sırasında vurularak vefat ettiği, söz konusu olayda davacının asli kusurlu olmadığı, vefat olayının görevin şartları nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla söz konusu ölüm olayının  313-3 sayılı MSB Şehitlik Yönergesi’nin 4/d maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, bu sebeple müteveffa …’in şehit sayılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2021/2710-4065 E- K)

Her görev maluliyeti doğuran olay “şehit” sayılmayı gerektirmez.

* Davacılar yakınının içtimadan sonra yapılan spor faaliyetine müteakip içtima alanında iken kalp krizi geçirmesine müteakip vefat ettiği, bu hadisenin Şehitlik Yönergesi hükümlerine giren bir durum olmadığı, her görev maluliyeti doğuran olayın “şehit” sayılmayı gerektiren bir olay olmayacağı kanaatine varılarak, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2020/1084-2271 E- K)

Askerlik sırasında geçirilen rahatsızlık sonucu vefat

* Askerlik öncesi yapılan muayenesinde askerlik yapmasına engel bir sağlık durumu bulunmayarak askere alınan davacının oğlunun, askerlik yaptığı sırada geçirdiği rahatsızlık sonucunda askerlik vazifesinin neden ve etkisi sebebiyle hayatını kaybettiği, adı geçenin Şehitlik Yönetmeliği ve Şehitlikler Yönergesi gereğince şehit olarak kabul edilmesi ve bu kapsamdaki mali haklarının ödenmesi gerektiği, bu nedenle davacının bu yöndeki başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2021/4287-4078 E- K)

Şehitlik kararı, vefat tarihindeki mevzuata göre verilmelidir.

* Dava konusu uyuşmazlıkta Şehitlik Yönetmeliği hükümlerinin de uygulanması gerektiği kabul edilmiş ise de; Şehitlik Yönetmeliğinin 12/11/2016 tarihli Resmi Gazete de yayımlanmakla yürürlüğe girdiği, vefat olayının 1997 yılı olduğu, ölüm tarihi itibariyle mahkemece hukuki denetim yapılması gerektiği, aksi kabulün hakkaniyetli olmayan sonuçlara yol açabileceği kanaatine varılarak dava konusu uyuşmazlığın çözümünün Şehitlik Yönergesi hükümlerine göre yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2020/1084-2271 E- K)

Olayın kaza/cinayet/karşı ülkeden açılan ateş sonucu veya başka surette gerçekleşmesi varsayımında bulunulması

*  P.Er … vatani görevinin yapmakta iken 01/10/2014 tarihinde … Zırhlı Tugay Komutanlığı . Hudut Alayı, … İlçesi 2. Hudut Karakolu Suriye Sınırı …no’lu çelik kulede saat 12.00-16.00 gündüz nöbeti tutarken G-3 piyade tüfeği ile vurularak vefat ettiğinden bahisle Şehitlik Şehadet Belgesi verilmesi istemiyle 14.02.2018 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ve bu ret işlemine karşı 20.04.2018 tarihli itirazın reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın 28.03.2018 tarih, … sayılı ve 11.05.2018 tarih, … sayılı işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada; Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma aşamasında yaptırılan kriminal ve balistik inceleme raporları ile davacı vekili tarafından yaptırılan Uzman Teknik Raporu, Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettişleri tarafından hazırlanan 19.09.2017 tarihli Soruşturma Raporu ve olay kapsamında alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, olayın Olay Tespit Tutanağında ve İdari Tahkikat Raporunda belirtildiği şekliyle … intihar etmesi suretiyle gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, buna göre olayın kaza/cinayet/karşı ülkeden açılan ateş sonucu veya başka surette gerçekleşmesi varsayımında bulunulduğunda Şehitlik Yönergesinin (5). bendine göre “Hudut emniyet hizmetlerinde iken silahlı çatışma sırasında veya hudut emniyet hizmetinin ifasına yönelik diğer faaliyetler sırasında kaza ve olaylarda ölenler ya da yaralanıp tedavi sırasında bu yaranın sebep ve tesiriyle ölenler” kapsamında değerlendirilerek şehit sayılacağı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2020/514-1046 E- K)

Araçlar arasında ezilerek vefat

* Davacının kardeşi …, 07.04.1975 tarihinde Yakutiye Askerlik Şubesi aracılığıyla sevk edildiği 61. Tümen Topçu A.         1’inci Top.Tb.K.lığı (Ağıltepe/ÇORLU) emrinde “Topçu Çavuşu” olarak görev yaptığı sırada araçlar arasında ezilerek hayatını  kaybettiği, davacının kardeşinin vefatı sebebiyle şehit sayılarak şehadet belgesi düzenlenmesi istemiyle Yakutiye Askerlik Şubesine başvurduğu, Yakutiye Askerlik Şubesince işlemin Kara Kuvvetleri Komutanlığına iletildiği, söz konusu istemin K.K.K. tarafından 21.02.2019 tarih ve … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntısına yer verilen ve  olay tarihinde yürürlükte olan MSY 439-1 (A) Milli Savunma Bakanlığı Şehitlik Yönergesinde, şehitliklere defnedilecekler sayılmış, Yönergede yazılı nedenlerden dolayı ölenler “şehit” olarak tanımlanmıştır. Olayda, davacı yakınının vefat sebebinin MSY 439-1 (A) Milli Savunma Bakanlığı Şehitlik Yönergesi kapsamında sayılan ve ölenin şehit sayılmasını gerektiren hallere uymadığı anlaşıldığından, davacının “şehit sayılma” talebini reddedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. (Ankara Blg.İd.Mah.10.İd.Dava D.2020/589-1800 E- K)

Gaiplik kararı üzerine verilen şehitlik statüsü ve 3713 sayılı Kanun’un Ek 1.maddesi ile yakınlara tanınan memuriyet hakkı

* Olayda, davacının babasının 19.08.1992 tarihinde teröristlerce kaçırılması ve kendisinden bir daha haber alınamaması üzerine … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.12.1998 tarihli ve E:1997/481, K:1998/729 sayılı kararı ile gaipliğine karar verildiği görüldüğünden, kamu görevlisi sıfatı nedeniyle görevini ifa ederken terör eylemine muhatap olduğu açık olan ve gaiplik kararı ile hakkında ölüm karinesi bulunan davacının babasının şehit statüsünde olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, davacının 3713 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca devlet memuru olarak atanmak istemiyle yapmış olduğu başvurunun babasının şehit statüsünde olmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.(Danıştay 12.D.2015/5574 E-2018/5928K)

 

  1. GAZİLİK

2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun’un mükerrer 1’inci maddesi muharip gazilik ve malul gazilik olmak üzere iki farklı gazilik öngörmüştür. Bununla birlikte anılan kanunun gazilere tanınacak hakların neler olduğuna, bu hakların kullandırılma usul ve esaslarına dair herhangi bir hüküm içermediği görülmektedir. Yine de kanunda yapılan tanımlama önemlidir. Mevzuatta yer alan çeşitli genel düzenleyici işlemlerde gazilere çeşitli hakların tanındığı göz önüne alındığında kimlere gazi deneceğinin önceden belirlenmesi oldukça önemlidir.

2.1.  Muharip gazilik

2847 sayılı kanun “Muharip Gazi”liği, “Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından harbe fiilen katılanlar” olarak tanımlamıştır.

Muharip Gazilik statüsünün İstiklal Savaşı, Kore Harbi ve Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun ile verildiğini görmekteyiz. Anılan kanun özel nitelikte olup, malül gazilere tanınacak genel mahiyetteki haklara dair hüküm içermemektedir.

2.2. Malul Gazilik

2847 sayılı kanun” Malul Gazi”liği: “Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenler” olarak tanımlamıştır.

Yukarıda verilen tanımdan da anlaşılacağı üzere yaralanma; harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında olmalıdır. Bunun haricindeki görevlerin icrası sırasında meydana gelen yaralanmalar nedeniyle kişilere gazi ünvanının verilmesi söz konusu değildir.

Yukarıda sayılan anılan vazifelerin icrası esnasında yaralanmak da tek başına malul gazi sayılmak için yeterli değildir. Burada bir de engellilik şartı aranmaktadır. Engelliliğe neye göre karar verileceği kanunda belirtilmemiştir. Bu hususta yargı mercilerinin kararları çerçevesinde işlem tesis edilmektedir.

3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olan ve bir terör eylemi sırasında yaralanarak engelliliği de sağlık raporuyla tespit edilene gazilik ünvanı verilmelidir.

* 2847 sayılı Kanunda Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenlerin malul gazi olarak kabul edildiği, davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğu ve bir terör eylemi sırasında yaralanarak engelliliğinin de sağlık raporuyla tespit edildiği göz önüne alındığında, gazilik unvanı verilmesi talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İdare Mah.10.İd.Dava D.2022/1396-1846 E-K)

Maluliyetine sebep olan yaralanmanın düşman veya terörist silahlarının tesiri ile olması gerekir. Arkadaşının silahının tesiri ile yaralanmada gazilik ünvanı verilemez.

* Yasal düzenlemeler uyarınca bir kimseye “Gazilik” unvanının verilebilmesi için kişinin Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olmasının yanında, harbe fiilen katılmış olması veya Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelelerde her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiri ile veya harp bölgesindeki hareket ve hizmetler sırasında, bu hareket ve hizmetlerin sebep ve tesiri ile yaralanarak tedavisi sonucunda engelliliğinin rapor ile kesinleşmiş olması gerektiğinin açık olmakla birlikte olay nedeniyle davacının malul olduğu görülmüş ise de maluliyetine sebep olan yaralanmasının düşman veya terörist silahlarının tesiri ile olmadığı bilakis arkadaşının silahının tesiri ile yaralandığı, dolayısıyla anılan Kanun maddesinde yer alan şartları taşımayan davacıya malul gazilik unvanı ve gazi rozetinin verilmesi mümkün bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İdare Mah.10.İd.Dava D.2021/1974-4058 E-K)

675 sayılı KHK uyarınca yaralanma derecesine bakılmaksızın verilen gazilik statüsünün kapsamına girmeyen terör yaralanması

* 675 sayılı KHK’nın 14.maddesinde, 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verileceğinin düzenlendiği, davacının yaralanma olayının ise Jandarma Genel Komutanlığı emrinde er olarak görev yapmakta iken katıldığı teröristlerce tuzaklanan mayının infilak etmesi sonucunda meydana geldiği, davacının anılan Kanun kapsamında olmadığının açık olduğu, bu nedenle, davacının 26/10/2005 tarihinde yaşanan olay nedeniyle 675 sayılı KHK ve 7082 sayılı Kanun hükümleri kapsamında gazilik  unvanı verilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İdare Mah.10.İd.Dava D.2021/4821-4834 E-K)

684 Sayılı KHK kapsamında vazife malulü olduğu ve bir terör eylemi sırasında yaralanarak engelliliği de sağlık raporuyla tespit edildiği göz önüne alındığında gazilik unvanı verilmesi gerekir.

* Davacı tarafından, kendisine gazilik unvanı verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 09.03.2020 tarih ve 55099223.132.04-S/5-63863 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; her ne kadar davalı idare tarafından davacının 3713 Sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunu gösterir belge sunulmadığından talebinin reddedildiği ileri sürülmekte ise de, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 03.07.2019 tarih ve E:2018/2453, K:2019/1385 sayılı kararı ile davacının 3713 sayılı Kanuna 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Ek 3. ve Geçici 17.maddeleri uyarınca vazife malulü olduğu tespit edilerek davacıya vazife malulü aylığı bağlanmasına karar verildiği, diğer yandan 2847 Sayılı Kanunda Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenlerin malul gazi olarak kabul edildiği, davacının 3713 Sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğu ve bir terör eylemi sırasında yaralanarak engelliliğinin de sağlık raporuyla tespit edildiği göz önüne alındığında, gazilik unvanı verilmesi talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Ankara Blg.İdare Mah.10.İd.Dava D.2021/1653-4081 E-K)