Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapmak Suçu Sahte Belge Kullanmak Suretiyle İşlenmiş İse Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Dolayı Ayrıca Ceza Verilemez
1632 sayılı ASCK’nun 81. maddesinde düzenlenen ve sırf askeri suç olan “Askerlikten Kurutulmak İçin Hile Yapanlar” suçundan korunmak istenen hukuki değer, askerlik hizmetinin zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesini, yani askerlik hizmetinin Kanunlarda belirtilen usul ve esaslar dahilinde dürüst, adil ve eşitlik ilkesine uygun bir şekilde ifasını sağlamaktır. Askerlikten kurtulmak isteyen ve bu amaçla suçun icrasına başlayan kişinin suç tarihinde askerliğe elverişli olması şarttır. Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunun sahte evrak veya hile oluşturan her türlü fiil ve hareketle işlenmesi mümkündür. Failin fiil ve hareketinin bu hususta işlem yapmakla görevli kimseleri aldatabilecek nitelikte olması gerekir. Bir başka ifadeyle yapılan hilenin aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının ölçütü, ortalama dikkat ve muhakeme yeteneğine sahip bir kimseyi aldatmaya elverişli olmalıdır. Failin askerlikten kurtulmak amacıyla sahte, resmi veya özel belgeyi kullanması halinde 5237 sayılı TCK’nun “İçtima” başlıklı “Madde 212- (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.” şeklindeki düzenlemesi karşısında, hem evrakta sahtekarlıktan hem askerlikten kurtulmak için hile yapmak olmak üzere her iki suçtan dolayı ceza tayin edilip edilmeyeceği bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. 1632 sayılı ASCK’nun 81. Maddesinde, sahte evrak kullanmanın maddede sayılan seçimlik hareketlerden biri olup suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. ASCK’nun 81. maddesinde yazılı suç, evrakta sahtekarlık suçuna göre daha özel bir düzenlemedir. Bu nedenle askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu sahte belge kullanmak suretiyle işlenmiş ise 5237 sayılı TCK’nun 212. maddesi uygulanmayarak sadece ASCK’nun 81. maddesine göre ceza tayin edilmelidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2019/27984 Esas ve 2019/11728 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere ASCK’nun 81. maddesinde düzenlenen suç, sonucun gerçekleşmesine ihtiyaç göstermeyen şekli suç niteliğindedir. Hilenin kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli olması yeterli olup neticenin meydana gelmesi zorunlu değildir.

Kapatılan Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 18/09/2013 tarih, 1256/1236 Esas-Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; yapılan hile veya desise ile bir süre için olsa da resmi merciiler fiilen aldatılmış, istenilen netice kısmen gerçekleşmiş ise, hilenin ayrıca kandırma özelliği (iğfal kabiliyeti) olup olmadığının araştırılmasının gerekmediği belirtilmiştir. Yine kapatılan Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 18/09/2013 tarih, 1076/1053 Esas-Karar sayılı kararında; sahteliği ilk bakışta anlaşılabilecek bir belgenin askerlikten yapmamak için hile yapmak suçuna vücut vermediğinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sanığın izin aşımındayken, askerlikten kurtulmak amacıyla askeri birliğine faks ile gönderdiği Batman Bölge Devlet Hastanesinin 07/02/2017 tarihli … sayılı 30 günlük istirahat raporu ile yine Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesinin 22/02/2017 tarih … sayılı “Kardiyoloji Mitral Kapak Hastalığı” teşhisi ile askerliğe elverişsiz olduğuna dair raporların düzenleniş şekli, genel görünümü, raporların bir heyet raporu şeklinde düzenlendiği algısını oluşturacak şekilde birden fazla doktorun ismi, imzası, kaşesi ile mühür bulunması nedeniyle ilk bakışta sahteliğinin anlaşılamadığı daha sonra yapılan yazışma ve araştırmalar neticesinde sanığın göndermiş olduğu raporların sahte olduğunun tespit edildiği ve sanığın aşamalarda alınan savunma ve beyanlarında bahse konu raporları açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan para karşılığında aldığını beyan etmesi ile 18/011/2022 tarih 1575 sayılı sağlık raporunda sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın üzerine atılı zincirleme biçimde askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu işlediği, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.(İstanbul Blg.Ad.Mah.31.Ceza Dairesi 2024/2484-2507 E-K)