Malullük Halinin Belirlenmesinde İzlenecek Yol Mevzuat İle Belirlenmiştir. Bu Yol Takip Edilmeden 13/07/2010 Tarihinde Göreve Başlayan, 13/07/2015 Tarihinde De Sözleşmesi Feshedilen Davacının Rahatsızlığının Vazifeden Kaynaklanıp Kaynaklanmadığı Tespit Edilmeden Dosyada Alınan Sağlık Kurulu Raporuna Göre Davacının Toplam Maluliyetinin %50 Olmasından Bahisle Vazife Malulü Kabul Edilme Yönündeki Davanın Reddi Hukuka Aykırıdır.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun’un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun’un 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakülteleri’nin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
Mahkemece 5510 sayılı Kanunun 95. maddede öngörülen prosedür işletilerek , davacıda mevcut testis malign neoplazmı rahatsızlığının vazifeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve sürekli iş göremezlik derecesi belirlenmeli yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmelidir.

Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, davanın esasına ilişkin deliller toplanmaksızın karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 2022/3213 E-2024/1758 E-K)