DİSİPLİN CEZALARINDA ZAMANAŞIMI HESABI
Kanun koyucu ceza kanunlarında yer alan suçlar için dahi öngördüğü zamanaşımını disiplin hukuku için de kabul etmiştir. TSK Disiplin Kanunu disiplin amirleri ve disiplin kurullarının görev ve yetkisine giren disiplinsizlikler için farklı zamanaşımı süreleri öngörmüştür (Madde 39). Disiplin amirlerinin görev ve yetkisine giren disiplinsizliklere, disiplinsizliğin disiplin amirleri tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay, her halde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez. Fiil inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmiş ise, bir ay içerisinde inceleme ve araştırmaya başlanmış olmak ve altı ayı geçmemek kaydıyla, inceleme ve araştırma için geçen süre bir aylık süreye dâhil edilmez.(Md.39/1) Kanun koyucunun “bir aylık süre içerisinde ceza verilmesi”nden maksadının ne olduğu açık değildir. Yani bir aylık süre içerisinde ceza kararı mı yazılmalı, ceza kararı tebliğ mi edilmeli yoksa ceza mı kesinleşmeli belli değildir. Kanımca burada kastedilen, bir aylık süre içerisinde cezanın verilmesi olmalıdır. AYİM de bir kararında bir aylık süre içerisinde cezanın verilmesini yeterli görmüştür. (Davacıya disiplin cezası verilmesine neden olan disiplinsizlik eyleminin, 12.04.2013 tarihinde tespit edildiği ve 01.05.2013 tarihinde savunmasının istenmesini müteakip 10.05.2013 tarihinde davaya konu disiplin cezasının verildiği gözetildiğinde disiplin cezasının bir aylık zaman aşımı süresi içinde verildiği…; AYİM 3.D., 26.12.2013, 2013/1603-1578). Konuya ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2’nci İdari Dava Dairesinin son derece isabetli bir kararı bulunmaktadır. Mahkemenin “09.08.2016 tarihli fiilden itibaren hesaplanan iki yıllık ceza zamanaşımı süresi (09.08.2018) geçirildikten yaklaşık 11 ay sonra 03.07.2019 tarihli Bakanlık Oluru ile verilen cezanın onaylanarak kesinleştiği, buna göre mevzuatta belirtilen iki yıllık ceza zamanaşımı süresinin belirtilen tarihi takip eden iki yılın bitiminde 09.08.2018 tarihinde dolduğunun görüldüğü, davaya konu disiplin cezasının ise 03.07.2019 tarihli Bakan Onayı’yla kesinleştiği, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra verildiği anlaşılan disiplin cezasında bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 7068 sayılı Kanun’un yukarıda hükmüne yer verilen 29. maddesinde; disiplin cezasının kesinleşme tarihi zamanaşımında esas alınacak tarih olarak öngörülmemiş olup, anılan maddeye göre disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan Disiplin Amiri veya Disiplin Kurulu’nca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinin açık olduğu, bu durumda, davacının fiilinin 09.08.2016 tarihi olduğu dikkate alındığında, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davaya konu disiplin cezasının verildiği 07.08.2018 tarihi itibariyle ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu gerekçeyle iptali yönünde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.” (2021/1068-995 E-K) şeklindeki hükmü kanaatimce konuya ilişkin tereddütleri giderecek mahiyettedir.
