Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun yürürlükte bulunan 56/1.maddesinde, “(Değişik: 18/3/1976 – 1976/1 md.) Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, % 70’i üzerinden aylık bağlanır.” kuralına, 5510 sayılı Kanunun Geçici 18. maddesinde de, “İlgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar; a) 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malûlü sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre harp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. ” hükmüne yer verilmiştir.

Vazife Malullüğü Tespit İşlemleri

Somut olayda; … İlçe Jandarma Komutanlığında er olarak vatani askerlik görevini yapmakta iken vefat eden A.B. hakkında vazife malullüğüne ilişkin hükümlerin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanunun geçici 18. maddesinin atıfta bulunduğu 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğinden, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait bulunduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24/12/2018 tarih, 2018/4329 Esas ve 2018/11036 Karar sayılı kararı) (Ankara Blg.Ad.Mah.11.Hukuk D.2023/87 E-2024/1849 K)