6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 18/1-b maddesinde; ‘Yalan söylemek’ fiili; Askeri hizmete ilişkin veya görevle ilgili konu ve durumlarda amirlere veya bilgi vermekle yükümlü olduğu kişi ve makamlara kasıtlı olarak gerçeğe aykırı ve yanlış beyanda bulunmaktır.” şeklinde tanımlanmış ve fiilin karşılığının aylıktan kesme cezasını gerektirdiği düzenlenmiş, Kanunun 8/2. maddesinde de; Kanunda yazılı disiplinsizliklere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara, aynı neviden disiplin cezaları verilebileceği düzenlemiştir. Kanun maddesinde yer alan ‘yalan söylemek’ fiili ile birlikte nitelik ve ağırlığı itibarıyla benzer fiillerin, maddi olaydan farklı, gerçeğe aykırı ve yanlış beyanda bulunmayı ifade ettiği açıktır.

Olayda ise; davacının, amirinin sorusuna karşı susma hakkını kullanarak yanıt vermeyeceğini beyan ettiği ve herhangi bir şekilde gerçeğe aykırı ve yanlış beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının amirinin sorusuna yanıt vermeyeceğini beyan etmesinin, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 18/1-b maddesindeki ‘yalan söylemek’ fiili kapsamında olmadığından, davacının fiilinin kanunda öngörülen suç tanımına uymadığı ve disiplin hukuku ilkelerinden olan “tipiklik” şartı sağlanmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. (İzmir Blg.İd.Mah. 2.İd.Dava D.2022/683-2590 E-K)