Failin Hoşnutsuzluğun Muhatabı Olanlarla Yüz Yüze Bulunması Da Gerekli Değildir. Telefon, Bilgisayar Ve İnternet Vb. Araçlarla Bunun İşlenmesi De Mümkündür.
TSK Disiplin Kanunun19. maddesinin 1/ğ bendinde yer alan “hoşnutsuzluk” disiplinsizliğinin şartlarının; çalıştığı mesai ortamında, söz veya fiilleriyle hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemek olmakla birlikte, “hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemek”; madde metninde bu ifadeye yer verilmiş olsa bile; bu sonucun mutlaka meydana gelmesinin şart olmadığı, davranışın hizmetin yerine getirilmesi için duyulan istek ve arzuyu olumsuz etkileyecek derece olmasının yeterli olduğu, burada önemli olan hoşnutsuzluk oluşturan hal ve fiilin etki derecesinin ne olduğunun önem arz ettiği anlaşılmaktadır. Askerler arasında birlik ve beraberliği bozacak, askeri duyguları zayıflatacak söz ve hareketlerin hizmeti aksatabileceğini gözeten kanun koyucu bu nev’iden davranışları disiplinsizlik olarak kabul etmiştir. Suçla korunan hukuki yarar, askeri hizmet ve disiplindir. Madde ile, milli savunmanın ve askerlik hizmetinin zaafa uğramaması için özel bir düzenlemeye tabi tutulmuş ve bu yönde ifade özgürlüğünün sınırlandırılmıştır. İç Hz. Yönt. ‘nin 2. maddesinde de ifade olunduğu üzere, tam ve sağlam bir disiplin için, âmir ile maiyetin karşılıklı sevgi ve saygı ile birbirlerine itimat beslemeleri şarttır. Bu şekilde olmayan bir disiplin göstermeliktir ve dolayısıyla tehlikeli olur, sıkışık zamanlarda çabuk gevşer, bu da başarısızlığı ve felaketi doğurur. Bu nedenle, personel arasındaki birlik ve beraberlik ruhunu ortadan kaldıracak hal ve fiillerin cezalandırılması doğaldır. Keza İç Hz. Yönt.’nin 7. maddesi de hoşnutsuzluk yaratacak hareketler hakkında bir hükme yer vermiş ve amirlerin, üstlerin asker ve şahsi şeref ve haysiyetlerine dokunacak sözler söylemenin, nerede olursa olsun çekiştirmek, şahsiyetlerini hor ve hakir görmek gibi teşebbüslerin, Silahlı Kuvvetlerin disiplin ruhuna asla uygun olmayan çok fena haller olduğunu ve bunların hiç bir zaman cezasız kalmayacağını her askerin bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Hoşnutsuzluk, hizmete karşı memnuniyetsizlik demektir. Asker kişinin çalıştığı mesai ortamında söz veya fiilleri ile hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemesidir. Hoşnutsuzluk disiplinsizliği, failin söz ve fiilleri ile hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemesiyle oluşur. Askerlik mesleğinin ve hizmetinin öngördüğü sisteme cephe alan hoşnutsuzluk, çok kolay bir şekilde yıkıcılığa dönüşebilir. İşte Kanun koyucu bu yıkıcılığı önlemek adına, bu tür davranışları müeyyideye tabi tutmuştur. Mesai ortamında, söz ve hareketleri ile hizmeti güçleştirmek hizmetin yerine getirilmesi için duyulan istek ve arzuyu olumsuz yönde etkilemek vb. eylemler anlaşılır. Hizmetin yerine getirilmesinin olumsu yönde etkilenmeyecek derecedeki söz ve davranışların bu kapsamda mütalaası doğru değildir. Söz ve hareketlerden hangisinin bu kapsamda mütalaa edilmesi gerektiği, hoşnutsuzluk yaratmak suretiyle hizmetin yerine getirilmesini olumsuz etkileyip etkilemediğine bağlı olacaktır. Bunun takdiri ise disiplin amirine aittir. “Hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemek”; madde metninde bu ifadeye yer verilmiş olsa bile, bu sonucun mutlaka meydana gelmiş olması şart değildir. Davranışın hizmetin yerine getirilmesi için duyulan istek ve arzuyu olumsuz etkileyecek derecede olması yeterlidir. Burada önemli olan hoşnutsuzluk oluşturan hal ve fiilin etki derecesidir.

Madde metninde bu disiplinsizliğin söz ve fiiller ile işlenebileceği ifade edildiğine göre, sadece el, kol hareketleri mimik vb, fiillerle işlenmesi dahi mümkün olabilir. Yeter ki hoşnutsuzluk yaratmaya yeterli bulun sun. Bu bağlamda failin hoşnutsuzluğun muhatabı olanlarla yüz yüze bulunması da gerekli değildir. Telefon, bilgisayar ve internet vb. araçlarla bunun işlenmesi de mümkündür. Bu bent kapsamına giren hoşnutsuzluk yaratmaya yönelik bir fiilin disiplinsizlik sayılması için, hoşnutsuzluk yaratacak ölçüde olması gerekir. Ancak hoşnutsuzluğun doğmuş olması şart değildir. Söz ve fiillerin maiyet ve niteliği itibariyle bu derecede olması, bulunulan ortamı etkilemeye müsait olması yeterlidir. Burada temel ölçüt, mesai içerisine birlikte bulunulan kimseleri, etkileme ve onlar üzerinde hoşnutsuzluk yaratacak ölçüde olan hal ve fiiller esastır. Yoksa tüm Silahlı Kuvvetler ya da kuvvet komutanlıkları gibi bir bütünde etki yaratacak derecede olması gerekli ve şart değildir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 07/02/2023 tarihi, saat 08:30 suları sabah içtimasına müteakip Hudut Karakolu Dinlenme Odasında karakol personeli ile günlük faaliyetlerin konuşulduğu ortamda “Ben artık devriyeye çıkmıyorum. İsterseniz emre itaatsizlikten tutanağımı tutun, meslekten atarlarsa atsınlar. Kimse bir çare bulmuyor. Ben 10 günde bir hasta olmak zorunda mıyım?” diyerek devriyeye çıkmayacağını beyan ettiği, durumun tespiti üzerine davacının ve olaya tanık olan kişilerin ifadelerine başvurulduğu ve akabinde davacı hakkında “hoşnutsuzluk yaratmak” disiplinsizliğini işlediğinden bahisle, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nun 19’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının “ğ” bendi uyarınca “1 Gün Hizmet Yerini Terk Etmeme” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 15/03/2023 tarih ve 13836454 sayılı … Piyade Tugay Komutan Yardımcılığı-3. Hudut Taburu, 1’inci Hudut Bölük Komutanlığı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, olayın olduğu zaman ve yerde olaya tanık olan kişilerin de ifadelerine başvurulduğu, bilgisine başvurulan Tuncay T., Uğur Ç., Sefa Y. Engincan B. adlı personellerin de davacının yukarıda bahsi geçen söylemlerine tanık olduklarını belirttikleri görülmüş olup, davacının usule uygun 07/03/2023 tarihli yazı ile davacının savunmasının istenildiği, davacının savunmasını verdiği, disiplin cezasının ise davacının olaya tanık olmayan disiplin amirince verildiği, madde metninde “hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemek”; ifadesine yer verilmiş olsa bile, bu sonucun mutlaka meydana gelmesinin şart olmadığı, davranışın hizmetin yerine getirilmesi için duyulan istek ve arzuyu olumsuz etkileyecek derece olmasının yeterli olduğu hususu dikkate alındığında davacının disipline konu eylemlerinin hizmetin yerine getirilmesi için duyulan istek ve arzuyu olumsuz etkileyecek derecede olduğu, dolayısıyla davaya konu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (İstanbul Blg.İd.Mah.2.İd.Dava D. 2024/555-1565 E-K sayılı kararı ile onanan İstanbul 4.İd.Mah.2023/958-2729 E-K sayılı kararı)