SAVUNMANIN ÖZETİ
Öncelikle davanın süresinde açılmadığı, usul yönünden ise; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının “asta müessir fiil, erleri hizmetçilikte kullanma” suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ESAS NO: 2025/605
KARAR NO : 2025/1463
Bu durumda; davacı hakkındaki hükmün ortadan kaldırılmasına, açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında, dava konusu işlemin tesis edildiği 20.03.2025 tarihinde davacı hakkında “açıklanması geriye bırakılmış” herhangi bir hükmün varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının almış olduğu lisansüstü eğitime istinaden ilave bir yıl kıdem verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile 21 günden fazla hapis cezasıyla cezalandırıldığı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen davacı tarafından yapılan yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, gider avansından artan kısmın daha önce talep edilmemesi halinde karar kesinleştiğinde Mahkememizce davacıya re’sen iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere, 10/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.