Yoklama Kaçağı ve Bakaya Eylemlerinden Dolayı Verilen İdari Para Cezaları Usulüne Göre Tebliğ Edilmemişse Suç Oluşmaz

  • Yoklama kaçağı, bakaya, geç iltihak suretiyle bakaya ve saklı suçlarının oluşabilmesi için, fail hakkında öncelikle mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 89/4. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden veya 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 24/1. maddesinin (a), (b), (c) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı verilmiş ve usulünce kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunmasının gerekmekte olup verilen idari yaptırım kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 29. Maddesine uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. (Kayseri Blg.Ad.Mah. 5.Ceza D.2024/1859-1901 E-K)
  • Sanık hakkında verilen idari yaptırım kararlarının sanığın mernis adresine doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre muhtara tebliğ edildiği, ancak öncesinde sanığın bilinen en son adresine (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adrese) normal tebligat çıkarmadan doğrudan Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre çıkarılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararı bulunmadığından, somut olayda sanığın fiillerinin kanunda tanımlanan suç tipine uymadığı anlaşılmıştır. (Konya Blg.Ad.Mah. 5.Ceza D.2024/1487-1684 E-K)
  • Sanık hakkında …Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’nun 13/02/2019 tarih ve 18036-31 E-K sayılı idari yaptırım kararının 25/03/2020 tarihinde sanık ile aynı konutta oturan kardeşine tebliğ edildiği tespit edilmiş ise de idari yaptırım kararının tebliğ edildiği 25/03/2020 tarihinde sanığın Marmara 6 Nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu uyap kayıtlarından anlaşıldığı, bu sebeple idari yaptırım kararının tebligatının yasaya uygun olmadığı, usulsüz yapılan tebligat nedeniyle sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararından söz edilemeyeceği, Tebligat Kanununun 32. maddesine göre sanığın usulsüz tebliğlere muttali olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyada bulunmadığı, usulüne uygun olmayan bu tebligat nedeniyle sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararından söz edilemeyeceği, bu durumda atılı suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, dolayısıyla atılı suçlardan sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırıdır. (Adana Blg.Ad.Mah. 11.Ceza D.2024/590-1397 E-K)
  • Sanık hakkında düzenlenen idari para cezası kararının 14/10/2014 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, ancak, sanığın üzerine atılı suç yasa kapsamında sırf askeri suçlardan sayılmasa da bu suçun oluşması için ön şartlardan biri askerliğe elverişli olmaktır. Her ne kadar yoklama, kişinin askerliğe elverişli olup olmadığını tespit amacıyla yapıldığından, bu suçun oluşması için askerliğe elverişli olma şartının aranmaması gerektiği bir görüş olarak sürülebilirse de, yoklama yapılmasının amacı, kişinin askerlik yükümlüsü olup olmadığını belirlemek olup, kişi askerliğe elverişli değilse yoklama yaptırma yükümlülüğü de söz konusu olmayacaktır. Muvazzaflık hizmetine tabi tutulması mümkün olmayan bir kimsenin yoklamaya tabi tutulmasının anlamı yoktur (Fahrettin DEMİRAĞ, Türk Ceza Kanununun Genel Hükümleri Işığında Askeri Ceza Kanunu, Seçkin Yayınları,3.Bası,Ankara 2020, syf.217) Bir kişinin askerliğe elverişliliği hususunda tereddüt oluşması halinde bunun hangi hastanelerden ve hangi kıstaslar dikkate alınarak belirleneceği TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde açıkça belirtilmektedir. Sanığın epilepsi hastası olduğunu beyan etmesi nedeniyle, resmi veya özel sağlık kuruluşlarında tedavi görüp görmediği ve askerlik şubesi kayıtlarında başka sıhhi evrağının bulunup bulunmadığı araştırılıp, ilgili belgeler dosyaya eklendikten sonra, sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti açısından TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapmaya yetkili bir Devlet hastanesine sanığın sevkinin sağlanması, düzenlenecek TSK heyet raporuna göre karar verilmesi, (heyet raporunda sanığın askerliğe elverişsiz olduğuna yönelik karar olması halinde mülga Askeri Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere söz konusu raporun Milli Savunma Bakanlığı TSK Sağlık Komutanlığı’nca onaylanması gerekmektedir ) gerekirken bu işlemler yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. (Adana Blg.Ad.Mah. 10.Ceza D.2024/1557-1310 E- K)
Yoklama Kaçağı ve Bakaya Eylemleri